Görevimiz ve Düşüncelerimiz

 

Kültür ve sanat mirasının günümüze ışık tutacak değerlerini tanıtmak ve gelecek kuşaklara aktarmak önde gelen amaçları arasında yer almaktadır. Bunun yanı sıra, halkımızın kendi tarihi ile bağlantısının pekiştirilmesi ve Zile Köyünün izlerinin bugünkü kuşaklara aktarılması doğrultusundaki bir görevi de yerine getirmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Sitemiz; aktif (sürekli güncellenen, değiştirilen) bir web sitesi olmayacaktır. Yalnız; köyümüzle ilgili yayınladığımız araştırmalarda eksik bilgi veya yanlış tanımlamalar var ise doğruluğu kanıtlanmış veya birden fazla kişinin aynı doğrultudaki söylemlerini bizlere yazarsanız değiştirebiliriz. Bu değişiklikler dışında
(imla hataları) kişisel bir güncelleme yapılmayacaktır.

BABA OCAĞI, ANA KUCAĞI, ÇOCUKLUK ÇAĞI VE ATA’MIN MEZARI ORADA

Hepimizin geçmişinden gelen naif bir esinti, içimizi ürperterek ısıtır. Geçmişimizle buluşulabilmenin rahatlığını yaşamalıyız. Yıllardır büyük bir titizlikle derlemeye çalıştıklarımız 50, 60 yaşlardakileri gençliklerine götürürken, yeni kuşağı da Dede ve Ninelerinin gençliği ile tanıştıracak.

Geçmişin, bugünün ve geleceğin irdelenmesinde bu dokümanların da bir yeri olsun istiyoruz. Hepimizin bildiği gibi geçmişimizden fazla doküman, yazılı belge, hatırat pek yok. Nedense birkaç fotoğraf dışında hiç kimse yazılı bir belge bırakmamış.  Geçmişi düşünmek, ancak biz insanlara özgü bir davranış biçimidir ve inanç sistemimizin de bir parçasıdır zaten... Geçmişimizi "Ölçekli geçmiş" ve "Masalsı geçmiş" diye ayırt da edebiliriz. Somut, zaman ölçeği ile geçmişe bakmanın esası sorgulamaya dayanır. Her söylenenin ölçekli bir zaman boyutunda kanıtlanması ve birbiri ile ilişkilendirilmesi gerekir ki; buna "Arkeoloji" denmektedir. Fakat bizim konumuz bu Arkeoloji değildir.  Bunun karşıtı olan Masalsı geçmiş gerçekle söylentilerin, efsanelerin, inancın birbirine karıştığı, zaman ölçeği ve derinliği olmayan yassı bir geçmiştir. Bu tür bir bakış açısında anlatılan hikayenin kanıtlanması şart değildir. Anlatılanlara söylencelere inanılması yeterlidir ama bunu da biraz sorgulamak gerekmez mi?

Savaşlarla savrulan son iki yüzyılın ilk kuşakları ve ardından bugüne kadar 4 kuşak Cumhuriyet...

Annem bana demişti ki;

"...Bu masalı çocuklarına ve torunlarına anlat. anlat ki tarihimiz ebediyen yaşasın. Yoksa kaybolur..."

vefat etmiş bütün hemşehrilerimizi saygıyla anıyor, rehmet diliyoruz.

Ruhları şâd olsun.

 

 

Sitemizde yer alan bilgiler, anlatılan olaylar, yayınlanan resimler; herhangi bir aileyi, bir zümreyi ya da bir şahsı rencide etmek amacıyla yayınlanmamıştır. Bunlar sadece tarihimizi, kültürümüzü, gelenek ve göreneklerimizi yaşatmak, gelecek nesillere az da olsa tanıtmak amacındadır.
bütün soru ve görüşleriniz için;

facebook grubumuz'da gereksiz, lüzumsuz paylaşımlar yapılmaz!

H.İbrahim Kozanoğlu